RAPOR; ÖLÜM NEDENİ YALAN!
Ziya Gökerküçük
10-03-2016 17:09

 

 

Yıllardır söyleniyor ve eylemler yapılıyor. Muhalefetin yükseldiği zamanlarda yalandan projelerle birilerine para aktarma ve topluma umut verme senaryoları.

-2014 yılında balık tutacağız.

-Yaza birlikte yüzeceğiz.

-Ergene'yi belediyeler kirletiyor.

-Köylünün tarımsal ilaçları nehri zehirliyor.

-Bu yatırım ile sorun çözülüyor.

-Ergene Haliç gibi olacak.

Vesaire… Vesaire…

“Ergene ölüm soluyor” dedik inanmadınız.

“Trakya ölüyor” dedik inanmadınız.

“Ergene artık Trakya'ya hayat vermek yerine ölüm kusar hale geldi” dedik inanmadınız.

“Valilikler kirlilik saçan sanayi tesislerini denetle(ye)miyor” dedik inanmadınız.

Dedik de dedik ama inandıramadık. Çünkü halkımızın anlamazlara söylemiyle; biz diyorduk Çanakkale Boğazı, onlar anlıyorlar yandı g…… ağzı!

Tespit edilemeyen ölümleri görmediniz çünkü bu konuda araştırma yapmaktan kaçındınız. Kanser türü hastalıkların Trakya'da arttığı konusunda bilimsel çalışmalar yapıldı ve görmezden geldiniz.

Ergene'den sulanan tarım ürünleri de hastalık saçabilir, araştırılmalıdır diyen doktorları görevden aldınız.

Ergene'nin Trakya'nın kanalizasyonu haline geldiğini söyledik ve siz çözüm olarak bu pisliği Marmara Denizine vermeyi planladınız. Görmemek veya ortak denizimiz olan Ege'nin kirlenmesinden Yunanistan tazminat talep etmesin diye mi?

Istrancalar'dan tertemiz çıkan suyun Uzunköprü'de zehir olarak akmasının bir sonuç olduğunu haykırdık, asıl kirlenmenin Çerkezköy, Çorlu sanayi tesislerinden olduğunu söyledik ama sanayicilere sözünüz geçmedi ve bizi sanayi düşmanı olmakla suçladınız.

Sanayiciye yetmeyen gücünüz, bilgisiz bıraktığınız köylü, anızını yaktığında özel timlerle yakalayıp cezayı verdiniz.

“Ekipler, yapılan tespitlerde çamur tabakası ve kimyasal atıklar nedeniyle sonar cihazıyla dip aramasının uygun olmadığını tutanağa geçti” diye yazdı gazeteler.

Ve “su altına inilemedi” diye de rapor ilettiler yıllardır bizi duymayan yetkililere.

Doğuş Tavukçu neden intihar etmek istedi bilemeyiz ama mutluluktan olmadığı kesin. Yoksulluk vurmuştur, sevdiğine varamamıştır, şiddet görmüştür, hor görülmüştür, çözümsüz bir hastalığı olduğuna inanmıştır, aile sıkıntıları olabilir…

Çünkü: çocuklarımızı, gençlerimizi, kadınlarımızı, anlayacağınız her kesimi mutsuz etmek amacını güden bir iktidar var yıllardır. Biz toplum kesimleri mutsuz olalım ki; şükredelim yaşadığımıza, canımızın sağ olduğuna, elimizdekilere ve “istikrar” adına destek devam etsin. Diyeceksiniz ki madem beğenilmiyor halk muhalefete yönelsin. Muhalefet umut olmamak adına çalışıyor ve iktidar tarafından ele geçirilen algı yönetme gücü de birçok gerçeğe izin vermiyor.

Ülkemiz yalandan çok çekti ve çekiyor. Çocukluğumuzda “koca koca adamlar yalan mı söyleyecek oğlum” derdiler bize. Yalan gizli yapılıyormuş ve yönetme erkini kullananlar da pek yalan yapmıyormuş demek. Şimdi ise gözümüzün içine baka baka ve kulaklarımızı sağır ede ede yalan yapılmakta. Eskiden yalanı yakalanan birine bir daha güvenilmez olurdu. Şimdi “ne kadar çok yalan, o kadar çok oy” durumlarına geldik. Hem de Allah'ın izniyle!

Ergene kirliliğinin suçlusu da yalandır, ülke yönetenlerinin yalanıdır. Trakyalı ağzıyla “üj bej” sermayedar kazansın diye bilinen - bilinmeyen ölümleri seyreder olduk. Ülkede egemen olduğunu sananların gücü meğerse biz halk kesimineymiş. Birlikte kazanılan milyarderlik ortaklıklarına dokunmayı düşünmemişler bile.

Sadece Trakya peşkeş çekilse amenna! Ülke aynı durumda değil mi?

İşte bu ortamda Doğuş bir değil; sadece bizde, bir. Her gün, her yerde bir şekilde oluyor ölümler ve alıştık, üzülmüyoruz, üzülemiyoruz ateş canımıza düşmedikçe!

Ama ne olursa olsun Doğuş'un; “Adaletsiz ve Kalkınma”sız bir düzen nedeniyle mutsuz bir yaşam sonucunda intiharı kurtuluş görerek teşebbüs ettiği teşhisi için sağlıkçı olmaya gerek yok sanırım.

Temiz bir akarsuda olsaydı intihar sonrasında yaşama döndürülür müydü bilinmez. Ama Ergene'de “çamur tabakası ve kimyasal atıklar nedeniyle sonar cihazıyla dip aramasının uygun olmadı” ve “su altına inilemedi”. Cesedi bulunamadı 17 yaşındaki gencin. Bu utanılacak durum değil de nedir?

İşte bu nedenle Baro başta olmak üzere duyarlı avukatlar birleşerek 17 yaşında hayatına son veren Doğuş'un katilinin bozuk düzen ve kirlilik olduğunu kanıtlamalıdır.

Yıllardır resmi kayıtlara girmeyen raporlara bir rapor daha eklenmeli.

Doğuş Tavukçu: İntihar teşebbüsü nedeni; mutsuzluk ve kirlilik, ölüm nedeni yalan!

 

 

Ziya Gökerküçük gokerkucuk@gmail.com

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Hasat Şenliği yapıldı
Alternatif ürünlere yöneldiler
Atasına koştu
“Söndüğüne emin olmadan ayrılmayın”
Bugün ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’
Gaytancıoğlu: “Açığı Kanola ile kapatabiliriz”
Ördekli Göle Sazan yavruları bırakıldı
Yeni vergiler ve borçlanmalar yolda!
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi