UNUTMAK
Ziya Gökerküçük
24-08-2015 09:20

 

Alzheimer hastası üç kadın konuşuyormuş. Birincisi; “Merdivenleri çıkarken yorulup oturuyorum.  Azıcık dinlendikten sonra aşağıya mı inecektim, yukarıya mı çıkacaktım, unutuyorum” diye şikâyet ediyor. İkinci kadın; “Valla bende de unutkanlık arttı. Kapıyı açıyorum, içeriye mi girecektim, dışarıya mı çıkacaktım unutur oldum” diyor. Üçüncü kadın diğerlerini küçümseyen tavır içinde; “Siz bitmişsiniz kızlar, ben sizin yanınızda çok iyiyim demek ki” deyip biraz kendini övdükten sonra kalkıp kapıyı açıyor ve “buyurun kimi aradınız” diyor.  Oysa ne kapıyı çalan ne de gelen vardır.

Yaşlılıkta bu tür davranışların olması normaldir. Bu toplumsal anlamda olduğunda tehlikelidir ve geçmişten ders almayıp aynı hataların tekerrür etmesine neden olur. Ve sonuçta hastaneye düşen adamın haline benzeriz. Adam yangından kurtarılmış ve hastaneye yatırılmış. Yanan yerleri tedavi edilirken doktorun dikkatini kemik kırıkları çekmiş. Sormuş; “Amca yangından kurtarılmış hasta olarak buraya getirdiler seni ama kemiklerin paramparça, hayrola ne oldu sana?” Adam çaresiz, gülmekle ağlamak arasında; “Doktor bey beni kurtaranlar kazma kürekle kurtardılar da ondan.” demiş.

Toplumsal unutkanlığımız sayesinde başımıza ne yangınlar geldiğini ve nasıl kurtulduğumuzu unuttuk bu günlerde de. Ülkemizde yine yangın var. Yine kazma kürekle kurtarılıp her tarafımız kırılacak gibi görünüyor.

Gerçekten gülünecek durumdayız.

7 Haziran günü, sandık demokrasisi ve milli irade nutukları çekenler tarafından seçime gittik. İktidar partisi tek başına iktidar olamadı. Olması gereken; en çok oy alan parti uzlaştığı diğer bir parti ile koalisyon kurar v e ülkeyi yönetirler. Birinci parti bunu beceremezse ivedi olarak ikinci parti bu görevi alır ve o hükümeti kurmaya çalışır.

Ama heyhaaaaattt…

Birinci parti mevzuat gereği hükümeti kurmakla görevlendiriliyor ama partiyi filli olarak yöneten tek adam tarafından “koalisyon kurmamak ve yeni bir seçime gitmek” üzerine programlandığından 45 günü bilinçli bir şekilde boşa kullanıyor. Görüştüğü partilerle “müzakere yapabilme olasılığını olup olmadığı görüşmesi” türü saçmalıklarla geçen 45 gün. Oysa kendisi gibi düşünen MHP ile bir gün içinde koalisyon kurabilirlerdi. Ama amaç hükümet kurmamak olunca böyle ayak oyunları yaşıyoruz.

Öte yandan; yüzde 60 oy toplayan muhalefetin seçim meydanlarında söyledikleri ortak söylemler üzerinden bir araya gelerek 13yıllık iktidara alternatif olmaları beklenirken; MHP denen siyasi gurup lideri (Parti demeye dilim varmıyor)kendisi kadar vekili olan bir partiyi tanımadığını ve onunla aynı karar ortaklığında olamayacağını söylüyor. Bu saçmalığı sonrasında meclis başkanlığını mecliste azınlık olan birinci parti alıyor.  

Tıp olarak Alzheimer değiliz elbette ama toplumsal olarak unutkanlığımız olduğu kesin. Bunu bilen siyasi güçler de bu özelliğimizi pekiştirmeye ve geçmişi unutturmaya çalışıyorlar. Sonuç olarak da her sorun karşısında yangın yerine dönen coğrafyamızda kazma kürekle, şiddetle sorunları çözmeye ve birbirimize söz geçirmeye çalışıyoruz. Ne tesadüftür ki acılar bizi yakıyor, zarar eden her gün yoksullaşan bizler oluyoruz. Birilerinin emir ve izniyle duran veya başlayan çatışmalarda ölen bizleriz. Bizler kimiz? Ülke bankalarındaki paranın yarısı 88 bin küsur kişiye ait iken diğer yarısına sahip olabilen yetmiş yedi milyon küsur yurttaşız.

O 88 bin küsur kişi neden acılarla buluşmaz? Gönlümüz hiç kimsenin acılarla buluşmasından yana değil. Ama şu soruyu da sormadan edemiyoruz; bankalardaki paranın yarısına sahip olanlar, yoksullukla, ölümle, gazetelerin üçüncü sayfa haberleri ile neden karşılaşmaz? Belki bu tür soruları sorduğumuzda değişecek bazı şeyler.

Sonuçta olacağı herkes biliyor. Halkın vakur bir şekilde 7 Haziran günü verdiği sessiz karara rağmen hükümet kurmayanı biliyoruz. Halkı oyalayan ve hükümeti kuramayan birinci partiden sonra görevi ikinci partiye vermeyeni biliyoruz. Terörü azdırarak “evlatlarımızı feda etmeye hazırız” diyen ama kendi evlatlarına sağlık raporu alan veya havuzlu yerlerde askerlik yaptıranları biliyoruz. Yeni seçimde MHP’nin oyunu alıp tek başına iktidar olmak isteyenleri biliyoruz. Tabana rağmen AKP’nin yolunu açan MHP üst yapısını da, geçmiş ağır “ağbi”leri de biliyoruz.

Anayasaya rağmen anayasayı ve hukuku ayaklar altına alanları ve sadece kendi gelecekleri için sağ siyaseti kilitleyenleri yıllardır biliyoruz. Bu güzelim ve yaşanası cennet coğrafyada önce sorun üretip sonrasında sorunu kazma kürekle çözenleri veya yangın çıkarıp sonrasında üstüne sorun çözüyoruz diye benzin dökenleri de biliyoruz.

Yine seçim olacak anlaşılan. Bildiklerimizi unutmadığımızda çok şeyin değişeceğini de bilmeliyiz. Unutmak; Alzheimer hastalığı olarak kalsın ve onunla tıp ilgilensin. “Toplumsal unutmayı”  unutmalıyız artık.

 

Ziya Gökerküçük                                  gokerkucuk@gmail.com

 

 

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Hasat Şenliği yapıldı
Alternatif ürünlere yöneldiler
Atasına koştu
“Söndüğüne emin olmadan ayrılmayın”
Bugün ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’
Gaytancıoğlu: “Açığı Kanola ile kapatabiliriz”
Ördekli Göle Sazan yavruları bırakıldı
Yeni vergiler ve borçlanmalar yolda!
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi