AKIL ZAMANI
Ziya Gökerküçük
04-06-2015 18:28

 

“Aklın, Sokrates'ten bu yana, yobazlık ve hurafeye karşı açtığı savaş henüz kazanılmış değildir.” der İsaac Asimov

Tarihe baktığımızda da bilim yaptığı için din adamları tarafından öldürülen bilim insanı çoktur. Ancak, din ile uğraştığı için bilim insanları tarafından öldürülen din adamı yoktur!

Canlılar var olalı beri insan aklı sürekli gelişen, geliştirilendir. Aklın insanda vardığı en güzel olgu olan özgürlük için; “Özgürlük her zaman, farklı düşünenin özgürlüğüdür. Ve bir ayrıcalık haline geldiğinde bütün değerini kaybeder.” der Rosa Luxemburg.

İnsanın akıl gelişmesinde yaşadıkları birçok anonim sözde de kendini gösterir: “Akıl bir sermayedir onu işletmek hüner ister.” “Akıl para ile satılmaz.” “Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.” “Akıl kişiye sermayedir.” “Aklınla vezir de olursun, rezil de olursun.”…

Akıl öfkeyi red eder ve sabrı, düşünmeyi, sağduyuyu, solduyuyu davet eder. Bunu da anonim geçmişimiz çok güzel sözlerle miras bırakmıştır bizlere: “Öfkeye öfke ile karşılık verme iki kişi kurtulsun, onunda geride kalanı vardır, o düşünsün bulsun.” ”Öfkede akıl yoktur.”  “Bir anlık öfke her şeyi yok eder.”( L. Glein) “Öfke gelince akıl uçup gider.” (Lessing) “Hiddet ekilen yerden pişmanlık biçilir.” (Alessandro Manzoni) “Bütün kötülüklerin anahtarı hiddettir.”( Cafer bin Muhammed)

Birçoğumuzun da dileği olduğu halde günlük hayatta başaramadığımız Rav Naftali Haleva’nın dizelerini hayata geçirmeliyiz. “Kavgayı bir ağacın yaprağına yazmak isterdim, sonbahar gelsin yaprak kurusun diye…/ Öfkeyi bir bulutun üzerine yazmak isterdim, yağmur yağsın, bulut yok olsun diye.../ Nefreti karların üzerine yazmak isterdim, güneş açsın karlar erisin diye.../ Ve dostluk ile sevgiyi yeni doğmuş bebeklerin yüreğine yazmak isterdim, onlarla büyüsün, dünyayı sarsın diye …” 

Akıl özgürlüğü getiren öfkeden ve korkudan uzaktır yani vicdandır aslında. “İyi bir vicdan en rahat yastıktır.” demiş ya C. Brentano, hepimizin yastığı vicdan olduğunda sağlığımız da iyileşecek ve mutlu/umutlu sarılacağız yaşama.

Şimdi nereden çıktı bu kadar söz, denebilir. Aklı öne çıkarmak için uğraşanlar ile aklı öfkeye esir edip toplumu yönetmek isteyenlerin kavgası insanlık tarihi kadar eskidir. Bu seçimlerde de yaşadığımız bundan farklı değildir. Ama bazen bu son kerteye gelmiştir ki o kerte aşıldığında geri dönüş imkânsız değildir ama daha zorlaşır. İşte bu seçimlerin önemi biraz da böyledir.

Bu seçimler önceki bir-kaç seçimden önemlidir. Çünkü ne ekersen onu biçersin diyen anonim söze baktığımızda 1980 sonrası ekilenlerin biçildiği zamandayız. Aydınlanma amacını güden kurucu irade ardından Köy Enstitülerini az ve yetersiz olsa bile hayata geçirdi ve bu gün aydınlık karşıtlarına direnen bu anlayıştan kalanlardır. Daha sonra gelen ve sürekli din referansını öne çıkaranların egemenliği ise siyasi iktidarı getirdi.

Çok badireler atlattı bu coğrafya ve bu coğrafyada yaşayan halklar. Ara sıra akıl geldi ve ilerledik ama çoğunlukla rönesansını yapamayan, din âlimi denen cahil-cühelanın etkileriyle geçti ömürlerimiz.

Tanrı ile kul arasındaki inancı toplumsal alana ve devlet yönetimine yaydığımızda; “Tanrının hikmetinden sual olunmaz” kolaycılığı doğar ki bu da başbakanın bile peygamber tarafından görevlendirildiğini söyleyen cahili yüzbinlerce insanın dinlediği manzarayı getiriyor.

Gidiş iyi değildir ve baştan beri örneklediğimiz aklı kullanamayan, öfkeyi aklın önüne geçiren ve laiklik/sekülerizim gibi kavramlardan uzaklaşan idare yapımız toplumu esir almıştır. Denebilir ki tüm bunlar emperyalizmin oyunlarıdır. Evet, önemli yerde olan ülkemizde emperyalizmin oyunu her zaman vardır. Bizlere yazılan senaryoları da mevcuttur. Bizler bunlardan bağımsız olarak emperyalizmin çelişkilerinden de yararlanarak bize yakışanı, insanlığın imbiğinden geçerek gelen sistemi yaratabiliriz. Bu nedenle yararlı olması açısından emperyalizmin üç çelişkisini de anımsatalım; 1-Emek ve sermaye arasındaki çelişki, 2-Hammadde kaynaklarını, yabancı toprakları ele geçirme uğruna mücadele eden çeşitli mali guruplar ve emperyalist güçler arasındaki çelişki, 3-Bir avuç hâkim uygar ulus ile dünyanın yüzlerce milyon sömürge ve bağımlı halkları arasındaki çelişki” (Leninizm Nedir? -1935- Sayfa:29-30- İnter Yayınları)

Toplumsal çelişkilerimiz, emperyalizm oyunları, vb… Ne kadar mazeret bulursak bulalım şu an içinde bulunduğumuz durumdan kurtulmanın ve bizi bu hale getiren zihniyetten, kendi koydukları yasaları bile çiğneyen, her gün, “gün” e göre konuşan, öfke ve hiddet dilini fıtrat yapan, toplumu yarıştırıp güvensizlik iklimine sürükleyen idarecilerden kurtulmalıyız. İktidara oy verenlerin bile çaresizlik içinde kaldığı durumdan çıkışın ilk adımı sandığa gitmek ve iktidar karşısındakilerden aklı ve bilimi, yaşamı, espriyi öne çıkaranları desteklemektir. Sonrasında akıl ile öfkeden uzak birlikte ne yapılacağına karar verilecektir.

Akıl her zaman önde olmalı. Ama bazı zamanlarda en önde olmalı.

Ziya Gökerküçük    gokerkucuk@gmail.com

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Hasat Şenliği yapıldı
Alternatif ürünlere yöneldiler
Atasına koştu
“Söndüğüne emin olmadan ayrılmayın”
Bugün ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’
Gaytancıoğlu: “Açığı Kanola ile kapatabiliriz”
Ördekli Göle Sazan yavruları bırakıldı
Yeni vergiler ve borçlanmalar yolda!
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi