Karanlıkta diyaloğa var mısınız ?
Sevgi Erol
23-03-2015 09:23

Karanlıkta diyaloğa var mısınız ?

 

Bize verilen nimetlerin ne kadar farkındayız? Sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu biliyor ve bunun için dua ediyor muyuz?

Seksen dakikamızı zifiri karanlıkta geçirme deneyimi yaşadınız mı? Ben bu deneyimi İstanbul Gayrettepe metrosu’nun üst katında, özel olarak oluşturulmuş labirentte yaşadım. Oluşturulan karanlık ortam dünyada yüz binlerce kişi tarafından ziyaret edilmiştir. Özel oluşturulmuş ortamın Adının “karanlıkta diyalog” olması; baştan sona sizi görme engelli rehber tarafından yönlendirmek için konuşmaktan başka çarem olmadığını daha etraf loş karanlıkken anladım. Elime verilen görme engelliler sopası ile yürümeye başladığımda; Etrafımda ailem dâhil yaklaşık on beş kişi vardı. Baştan tek sıra olmamız istenmişti. Kim kimin arkasındaydı onu unuttuğumuz için; düzenli sıra bir süre sonra bozuldu. İlk rastladığım şey ise bir bahçe vardı; çitle çevrilmişti bir çitin kanarında bulunan birkaç çiçeği kopartmak suretiyle kokladım ve melisa çiçeği olduğunu fark ettim. On, on beş adım daha ilerledikten sonra; bir manav veya Pazar tezgâhı gibi olan masanın üstünde bir tane soğan, patates, portakal sanırım birde nar’a benzeyen bir meyve kokladım. On, on beş adım daha ilerlemek isterken o zifiri karanlıkta gezilecek yerin dışına beş altı adım çıktığımı fark ettim; ama geri dönmem için anneme seslendiğimde, ses uzaktan geliyordu bana en yakın seste hamile bayan vardı. Annemin yanına döndüğüm de, taşlı bir yol güzergâhından geçtiğimi fark edince; taşlara dokunduğumda, çakıl taşı olduğunu anladım. Normal cadde yolundan geçiliyor gibi duyulan bir trafik lamba işaret ve ses sistemi yapılmıştı.”şimdi karşıya geçebilirsiniz uyarısı verilmekteydi”

Biraz ilerledikten sonra bir duvarın önünde durduğumuzu hissettim. Duvara dokunduğumda benim harfim F harfi ve onun üstünde görme engelliler için noktalarla oluşturulan F harfi bulunmaktaydı. Duvar dibinden yürümek gerektiğini söyleyen rehberle beraber yaklaşık yirmi adım gittikten sonra tren veya tramvay’a adım attık gelen anons “gelecek istasyon Zeytinburnu, merter “gibi sıralanmıştı. Tramvay’ın tutunma yerlerine dokunduğumda aynı normal tramvay hissi vermekteydi. Anonsları birkaç dakika dinledikten sonra yine sıra olmayı denedik ama herkes bir yere dağılmıştı. Toplanıp da uçak simülasyonuna binmemiz sanırım beş dakikayı buldu. Uçak simülasyonu gerçek gibi bekleme salonundan uçağa binme bağlantı noktasının perdelerine kadar hepsi dokunulduğunda hissediliyordu. Duyulan anons ise “ THY’nin 100 sefer sayılı Ankara, Antalya uçağı kalkmak üzeredir lütfen kemerlerinizi bağlayın şuan bin feet yükseklikteyiz ”söylüyordu; koltuklara dokunduğumda uçak koltuğu hissi veriyordu.

Uçak simülasyonundan inip yaklaşık on adım attıktan sonra adı “karanlık cafe “idi. Biz barın önünde dizildik; İsteyene ağzı kapalı sıcak çay, meyve suyu, soda, su satışı vardı. Suyu alabilmek için görme engelli barmen paraların bozuk bir lira olmasının; parayı tanımak için kolaylık olduğunu söyledi. Kâğıt parayı da kabartmalarından tanıdıklarından söyledi. Ben ve kardeşim birer lira verip su aldık. Cafe’de oturma yeri olduğunu öğrenince oturmak için el yordamıyla 5-6 adım kanepe aradım, bulduğumda oturmuştum. Rehberimiz sizce bu tur kaç dakika sürmüş olabilir. Bir tahmininiz var mı dedi. Herkes sanki yirmi, yirmi beş dakika bir tur sürmüş gibi geldiğini söyledi Rehberimiz tam seksen sekiz dakikadır labirentteyiz. Bu dinlenme koltuğu son duraktır, sizi birkaç dakika sonra ışığa kavuşturacağım dedi.

“Karanlıkta diyalog” etkinliği talep olduğu sürece devam edecek dedi. Rehbere sorulan sorular arasında biz dışarıda görme engelliler için ne yapabiliriz. Yoldaki sarı şeritlerin bazen doğru gitmediğini duvarda son bulduğunu; trafik ışıklarında düzgün seslendirme yapılmadığını Sadece “yardıma ihtiyacınız var mı?” diye sormak bile bazı kimseler için yeterli olabileceğini belirtti. Labirentten çıktığım da aklımda kalan şeyler ise; görme engelli olmanın zorluklarını kaldırım inip çıkarken hissettim. tek Bir problem var gibi hissettim elinde beyaz bastonla duvar dibinden yürümek dışarıda yolda yürürken pek doğru değil gibi; Çünkü yolda elbet duvarın bitebileceğini tahmin etmek gerekir……..…… Kime sorsak herkes mutlaka tv’ de belgesel izliyor. Madem belgesel izliyorsak benim bir önerim var; CNN TÜRK te Taha Akyol güzel bir belgesel hazırlamış, 1914-1915 tarihlerini anlatan belgesel’e ben Pazar günü akşam saatlerinde rastladım güzel ve akıcı bir programdı izlemenizi öneririm

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi