HAYYAM DEMİŞ Kİ
Ziya Gökerküçük
19-07-2013 02:05
 

 

Hayyam demiş ki: “Ben haram ile helali birbirine karıştırmam... / Dost ile içilen rakı helal, puşt ile içilen su bile haram.”

 

Şimdi bu nereden çıktı diyecek bazıları. Ramazan ayı ya, oruç tutan dini sağlam, yüreği sağlam, gerçek inançlıları yüreğimizin en yüce yerine saygıyla koyarak diğerleri ile tartışma açmak adına böyle girdim yazıya.

 

İnancımız ne ve ne kadar olursa olsun biliriz ki; tüm dinlerin ve elbette İslam dininin de amacı; toplumun ve bireyin sağlığıdır. Yani dinler insanlığın tümünün mutluluğu içindir.

 

Bu Gezipark çok şeyi değiştirdiği gibi din âlimlerini de değiştirdi sanırım. Dini yorumları sorgular oldular. Farklı yorumlar bildik bileli var zaten ve umarım daha da sert ve etkin olur da İslam dini de diğer dinlerde olduğu gibi aydınlanmayı önüne koyarak Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya verir.

 

Bir din yetkilisi; su içmek orucu bozmaz demiş. Susuzluğu giderecek kadar su içmenin orucu bozmayacağını iddia etmiş.  Din âlimleri tartışsınlar o zaman. Ben âlim değilim ama aklımla derim ki insan sağlığı dinin en temel şartı ise zamana ve mekâna göre ibadetler de değişebilir.

 

Müslümanlar genelde ekvator kesiminde veya 4 mevsimlik dönencelerde yaşadıkları için güneşe uygun oruçtan fazla etkilenmezler. Ya Kuzey kutbuna yakın Murmansk’ta yaşıyorsunuz ne olacak? Şanslısınız çünkü güneş hiç doğmuyor, neredeyse toplasanız bir saat güneş göremezsiniz bile. Yani eğer ölçü güneş ise bir saat oruç tutmalısınız. Çünkü Kuzey Kutbunda gündüz olmaz. Ya da tam tersini düşünün, yani Güney Kutbunu. Ramazan ayı yaz aylarına rastlarsa hiç gece görmez burası, hep güneş ve gündüzdür. O zaman neredeyse 23 saat oruç tutmak zorunda kalınır. Bilim ve zaman - mekân ölçeği olmayıp illaki güneş ölçek olursa oruç nasıl olacak? Kutsal kitap yazılırken belki de kutuplar bilinmiyordu ama yaratan bildiğine göre bu nasıl iştir ki oruç bazı yerde 23 saat bazı yerde 1 saat olabiliyor?

 

Yine bildiğimiz kadarı ile dinde zekât gizli yapılır ve alan ile veren birbirini bilmez. Son yıllarda moda haline gelen ve siyasi iktidarlar tarafından da teşvik edilen iftarlar neyin nesi? Kutsal kitabın hangi suresinde veya ayetinde yazıyor ki din adına verilen iftarları verenlerin adları bir yerlerde yazılıyor da zekâtın gizliliğini belirten sure veya ayetler yazılmıyor?

 

Yurttaşlar olarak bize çarpan yanı çok dindarlığın. Örneğin; bayrak satarak geçimini sağlayan Müslüman bir yurttaşımız Gezi eylemlerinde bayrak satıyormuş ama dini bütün iktidarımızın yetkilileri adamı yakalayıp tutuklamışlar. Adam ne bilsin bu kalabalığın hükümet karşıtı (!) olduğunu. Aynı kişi maçlara da, hükümet mitingine de gidiyor ama orada tutuklanmıyor nedense. Doğal olarak ekmek parası için uğraşan birisi tutuklanırsa eşi de isyan eder. Eşi demiş ki; “Ne yani, sokakta pala mı satsaydık?” Sahi pala satsaydı hükümetin yetkilileri kendisini tutuklar mıydı?

 

Bir ilginç soru da tartışmaya değer doğrusu. Dini kılavuz yapan iktidarlar en fazla vergiyi alkollü içeceklerden alıyorlar. (Helal olsun.) Ama bütçeden en çok parayı da Diyanet’e ayırıyorlar. Ya bu alkollü içeceklerin vergisi Diyanet’e gidiyorsa? Sarhoş parası ile imam maaşının ödenmesi veya ibadethaneye halı alınması caiz midir? Gezi olaylarında camide içki içildiğini cami imamına rağmen görmeden iddia eden başbakanı doğrulayan demeç veren Diyanet İşleri başkanının bu konudaki görüşü bence önemlidir mesela.

 

Bu yıl oruç ayı Edirne’mize hayırlı geldi bence. Yıllardır hep “Trakya’dan adam çıkmaz” denir ya, Ramazan ayının ilk günlerinde bu söz çürüdü.  Enez’li Yiğit Bulut Başbakanın başdanışmanı oldu. Star Gazetesi’nde yazılarına devam ederek bizlere de danışmanlık yapmaya(!) devam ediyor. 15 Temmuz 2013 günü şahane bir yazı yazmış yiğit adam Bulut.

 

“Trakya Kalkınma Projesi hayata geçebilir mi?” diye sormuş ve geçmesi için de nelerin gerektiğini yazmış. Bakan Taner Yıldız’ın sözleri ile başlamış söze; Ergene Havzasında 50 milyar dolar değerinde kömür rezervi olduğunu ve 3 noktadan başlamak üzere bunun çıkarılmasını ve 300-400 megavatlık santraller kurulması çalışmalarının başladığı… müjdesini vermişti ya buna çok sevinmiş Yiğit hemşerimiz.

 

“İstemezük” zihniyetinin Trakya’da egemen olduğunu ve bunun kırılması gerektiğini söyleyerek nükleer santralin, hızlı trenin, termik santrallerin, yeni kentlerin, Kanal İstanbul’un ve hükümetin planladığı daha bir sürü “iyi işin” olmasına karşı çıkılmamasını önermiş!!!

 

Günlük yaşamı değerlendirirken dini mi, dindarları mı dinleyeceğiz doğrusu anlamak zor. Hazır dini yoğunluklu günler yaşarken biraz tartışalım derim. Ama ne olur haram ile helali iyi bilelim ve dost ile puştu ayıralım…

 

 

 

Ziya Gökerküçük                       gokerkucuk@gmail.com

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi