PİLAV DİYENLER PLANLI ÇALIŞIYOR
Ziya Gökerküçük
09-03-2013 08:44

 

Salı günü (5.3.2013)Kırklareli Belediye Meclisi’nin toplantısına katıldık. Konu Trakya’yı ilgilendiriyordu. Büyük Karıştıran Belediyesi durmuş oturmuş ve “ne yapsak acaba?” diye düşünmüş olmalı ki beldelerine lojistik alan talebinde bulunmuşlar! Bunun için de 1/100.000 ölçekli planda değişiklik gerekli olduğundan ilgili yerlere başvuru yapmışlar. Yazışmalar, ilişkiler ve alelacele Kırklareli İl Genel Meclisi’nde oybirliği ile karar alınmış. Belediye Meclisinin Kasım ayı toplantısında gündeme gelmiş ve İmar Komisyonuna havale edilmiş.

 İmar Komisyonunda incelenen (!) bu talep Kırklareli Belediye Meclisi’nin Mart ayı toplantısında gündeme alındı. Trakya Çevrecilerinin son umudu; buradan geçmemesi için birebir üyelerle görüşmeler yapıldı, hukuken sorumlulukları anımsatıldı. Oturum başladı ve gündeme sıra geldiğinde 17 CHP’li ve 7 AKP’li Mecliste 13 oyla kabul edildi. 15 CHP’liden 6’sı satın mı alındı acep? Ne olduysa, Trakya’nın orta yerine bir hançer daha çekildi. Bundan sonra iptali için hukuken ne yapılabilir o ayrı bir mücadele alanı. Konuşulanlar ve duyumlar inanamayacağınız kadar çirkin ama kanıtları henüz bende olmadığından yazamam.

Önceki yıllarda Uzunköprü AKP İlçe Başkanının işyerinde otururken Tekirdağ eski AKP’li Belediye Başkanı olduğu söylenen birisi ile tanıştırılmıştım. İlk sorusu mealen, “Edirne’yi alıcaz hocam, ne dersin?” idi. Ben de; siz alamazsınız da size verilebilir” dedim. Sonra haklı olduğumu onaylayıp, Edirne’nin kendilerine başkan tarafından verileceğini, çünkü başkanın iplerinin kendi ellerinde olduğunu, falan da falan iddia etti. Tekirdağ Belediyesini de bu dönem kendilerinin bıraktığını, seçime asılmadıklarını ancak 2014 yılında Edirne ile birlikte alacaklarını iddialarına ekledi.

İddialı olması kendi adına anlamlı idi. Daha önemlisi ülkede olduğu gibi bölgesel olarak da planlı bir çalışmanın içinde olduklarıydı. Epey konuşmamız oldu ve ben neden şimdi sorusunu yönelttiğimde yanıtının da planlı ve uzun erimli olduğunu fark ettim. İddiası şuydu; Trakya’nın farklı olduğu ve bu nedenle değişimin ağır olması gerektiği, bu arada da yasal mevzuatların tam olmadığından yerel iktidarların işlerinde zorlukların olduğu, iktidarın yönlendirmesiyle yasal mevzuatların CHP’liler tarafından onayının tepki toplamayacağı idi.

Ülkemiz bütününde olduğu gibi Trakya’mızda da bu tez işliyor. Yerelde yıllarca ve defalarca ben ve benim gibi onlarca kişi yazdı, uyardı, toplantılar, konferanslar yapıldı. Trakya’nın geleceği için en iyi plan Trakya Üniversitesi tarafından yapılan 1/100.000 ölçekli Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı’dır dedik. İstanbul’a göre istenen plan olmamalıdır dedik. CHP’liler sivil toplantılarda da vardılar. Sonra ne olduysa bakanlıkça onaylanan 1/100.000 ölçekli plana göre yapılan 1/25.000 ölçekli planlar önce Edirne Meclislerinde ardından Tekirdağ ve Kırklareli Meclislerinde kabul edildi. Edirne’de özellikle Namık Kemal Döleneken’in çabası değerlidir!!!! Bu yetmezmiş gibi aleyhte plan değişiklikleri de CHP’lilerin onayı ile devam ediyor.

Gelelim AKP’linin tezine. Dedikleri aynen çıkıyor mu? Evet. Sonuca ulaşır mı? Onu seçimlerde görücez. Ama seçimleri almasalar ne fark edecek ki? Sadece oluşacak rantlardan az pay alırlar. Ama yukarıdan işi bitirdiklerinden paylaşma olasılıkları her zaman var. Yukarıdaki büyüğü kendileri, aşağılardaki küçükleri muhaliflere bıraksalar ne zararları olur ki? Aksine kârlı sayılırlar çünkü Trakya’da muhalefet kalmaz. Her ikisinin de ortaklaşarak söylediği; “birkaç aklı kaçık çevrecinin, sosyalistin” gücü de ne ki???

Ne yazık ki siyaset paylaşımlar üzerinden olduğu ve önce rantsal bölüşümler olduğu için bende bu kirli cümleleri kullandım. Özür dilerim.

Bugün kadınlarımızı anlatacak ve onların mücadelesine destek yazısı yazacaktım. Ama önceliği bu konuya verdim. Toprağımızı, suyumuzu, havamızı ve tüm bunların ilişkilerinden kaynaklanan yaşamımızı koruyamadıktan sonra kadın veya erkek hangimiz mutlu ve güvenli olabiliriz ki? Tüm bu olumsuzlukların ortaya çıkardığı sağlıksızlık sorunumuz da Edirneli Bakanımızın devam ettireceği “Sağlıkta Dönüşüm” sonucunda çözecek isek Şehir Hastaneleri bir değil çok olmalıdır. Koruyucu hekimlik ile halkın hasta olmamasını sağlamak evrensel kuraldır. Çok ucuz maliyetle bunu yapmayıp yukarıda saydığımız onlarca sorunu üreterek toplumu hasta yapmak bir politik tercihtir. Çünkü sonucunda hastaneler çoğalır ve geliştirilir, ardından da bunlar uluslar arası sermayeye devredilir.

Yapılan anketlerde sağlığın devlet tarafından yapılmasını, ek primler alınmamasını % 85 isteyen halkımızın % 50 oy ile bu politikayı desteklemesi de ayrı bir sorun.

Tüm bunlar uzun yıllar düşünülerek planlanmış ve yavaş yavaş hayata geçirilen uygulamalar. Tüm bunlara karşı muhalefetin veya muhaliflerin karşı planları var mı? Tek umut tüm bu olumsuzluklara karşı kadın erkek birlikte, tek de kalınsa mücadele etme azmi ve kararlılığı olan insanlarımızdadır.

Menderes döneminden anlatılır; CHP’nin planlı kalkınmasını karşı olan DP; plan değil pilav lazım demiş. Bunu demişler demesine ama ülkemizde siyaseti ele geçirenler tüm alanlarda olduğu gibi ekonomide de, toplumsal ve kültürel yaşamda da çok planlı çalışmaktadırlar. Bunu anlatmaya çalıştım bu kadınlar günü arifesinde.

Kısaca özetlenince aslında kapitalizmin tanımı ve işleyişini de anlattım sanırım. Bu büyük planın bir de karşıtı var elbette. Onu da siz bulun.

Bilmem anlatabildim mi?

 

 

 

 

Ziya Gökerküçük                  gokerkucuk@gmail.com

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi