Yaşam savunucuları
Ziya Gökerküçük
07-02-2013 11:07

 

Cumartesi günü Çorlu’da MARÇEP’in 43'üncü bölge toplantısındaydım. MARÇEP 2002 yılında platform olarak Marmara Bölgesi çevre bilinçlenmesinde ve mücadelesinde etkili oldu. Daha sonra her bölgede benzeri örgütlenmeler oluştu. Tümünün delegelerinden oluşan TÜRÇEP (Türkiye Çevre Platformu) oluştu ki bugün AB Çevre dosyasında etkili bir yapıdır.
Sayın Bülent Ecevit’in başbakanlığı döneminde ANAP ve MHP koalisyonu iktidarında ANAP nükleer santraller ile ilgili kulis yapıyordu. Ecevit bu işte bir hinlik hissetmişti. Bu konuda uzman olarak birisinin dinlenmesini istemişti. İşte o zaman TÜRÇEP Türkiye Sözcüsü Tanay Sıdkı Uyar çağrılmış. Tanay Hoca Türkiye’de çevre platformlarının oluşmasında elinde ayakkabılarıyla yedi bölgeyi gezen bir bilim insanı. Aynı zamanda Türkiye’de rüzgâr haritasını yapan kişidir. Sayın Ecevit Bakanlar Kurulu’nu toplar ve Tanay Hoca mikrofonu alır. Görsel bir dille bilgi hazinesini anlatır. Bunu izleyen DSP ve MHP ikna olarak ANAP’ın nükleer lobisine karşı olumsuz oy kullanırlar. Böylece ülkemizde nükleer tehlikesi biter.
Ardından gelen AKP ne yazık ki bir koalisyon olmayıp tek adam olduğundan ve de bilim insanlarını dinlemediğinden bakınız nükleer santraller yeniden gündemdedir. Çünkü uluslararası lobiler boş durmaz. MARÇEP toplantısında İğneada’ya kurulacak nükleer santral de gündeme geldi. İğneada ve Trakya’yı etkileyecek nükleer santrale elbette karşı koyacağız. Termik santralin ÇED raporunu yazamayan yetkililer (Bu konuda Murat Savaş’ın yazılarına bakınız) duyumlara göre termik santrali Şarköy’e yapacaklarmış. Eh İğneada’ya da Nükleer! Bulgaristan hükümeti komünizm döneminde sık sık yapılan halk oylamasını 1989’dan beri ilk kez nükleer konusunda yaptı. Komünizmi arıyorlar…
Burada dikkat çekilmesi gereken nokta koalisyonların ülke için daha yararlı olduğudur. Tek parti iktidarları -hele de tek adamla yönetiliyorsa ki sağ kültür bunu gerektirir- ne yazık ki ülkeler için daha tehlikelidir. Bu AKP veya bir başkası da olsa fark etmez.
MARÇEP bir koalisyondur aslında. Yıllar önce Gelibolu’dan ANAP’lı, Şarköy’den DYP’li, Babaeski’den CHP’li, Çerkezköy’den DSP’li, Malkara’dan MHP’li ve daha değişik siyasi yapılardaki insanlar tek bir şeyde ortaklaşıyordu; çevre konusunda duyarlı olmak ve çevre konusunda evrensel değerlere sahip çıkmak. Bu evrensel değerlerin her yerde ve her partide savunulmasıydı tek amacımız. MARÇEP bunu epeyce başarmış ki bugün Trakya, Marmara Bölgesi ve ülkemizde çevre mücadeleleri siyasi ayrım gözetilmeden güçlü bir şekilde ses getirebilmektedir.
Çorlu’da kente karşı suçlanan suçlar da konuşuldu. Konuşmacılar Edirne Kent Konseyi’nin ulaşım ve yeşil alanlar konusundaki kazanımlarını duymuşlar ki teşekkür edip kutladılar. Edirne Kent Konseyi ve Çevre Derneği de toplantıdaydı.
Hayat bir bütündür ve doğayı, yaşamı savunmayan tüm görüşler yok olmaya mahkûmdur.
Hafta sonu köyüme (Poyralı) gittim. Trakya karlar altındaydı. Edirne Belediyesi ve İl Özel İdaresi alanındaki yollarda bir şey yoktu. Yolda giderken bir aracın, karı daha da kıyıya iten çalışmasına tanık olduk. Kırklareli bölgesine geçtiğimizde kar yolda duruyordu. Hele Kırklareli Belediyesi sınırları içine girdiğimizde kentte karla mücadele çalışması yapılmadığını gördük. Şaşırdık. Belediyeye kızdık elbette ama burada yaşayan kentlilere daha da kızdık. Neden kent içi yolların temizlenmesi için belediyeye baskı yapmazlar anlayamadık. 
Sadece Kırklareli örneği değil, Cumartesi günü gittiğimiz Çorlu’da ÖDP’nin grevdeki işçilere verdiği desteğe katılım ve MARÇEP toplantısı derken epey yer gezdik. Bu arada Çorlu’daki karmaşa, plansız kentleşme de dikkatimizden kaçmadı. Edirne’yi elbette aradık. Ama bu Belediye’nin başarısından çok kentlilerin mücadelesinden ve kültüründen kaynaklı diye düşündük. Çünkü Belediyemiz hukuku tanımamakta direniyor. Ulaşım konusunda yürütmeyi durdurma kararına rağmen sanırım bir şey değişmedi. Yeşil alanlar konusunda bir yandan mahkeme kararı ile durdurulan yeşil alan talanları varken “kılıfına uydurularak” devam eden talanlar da var. Jandarma yanındaki Değirmen kavşağı yanında devam eden bir derneğin inşaatı duyarlı kentlilerin vicdanını sızlatıyor.
Kısacası kaybolan aranıyor. Tek parti faşizmi gelince koalisyon dönemleri, Kapitalizm gelince komünizm, Edirne’den çıkınca Edirne aranıyor. 
NOT: Bir aile dostumuz anlattı. Başka kentte okuyan çocukları tatilde ailesinin yanına gelmiş. Karaağaç’tan gelirken resmi elbiseli polisler arabayı durdurmuş. Genç öğrencide sakal varmış ki aile “cemaat gibi” diye çocuğu uyarırken polis, “Ne bu ulan DHKP-C’ li misin?” diye sorular sormuş. Elbette gençler polisin yaka numarasını almayı falan düşünememişler o telaşla. Umarım bu tür soruları sorabilme cesaretini gösteren emniyet mensuplarına yetkililerimiz gereken uyarıyı yaparlar.

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi