FETİH ZAMANI MI?
Ziya Gökerküçük
23-02-2012 15:20
17 Şubat günü Fetih 1453 filminin gösterime girmesiyle ülke gündemini belirleyen bir konu oldu. Edirne’de de ilk gösterimin dolu olduğunu basından okudum. Ben de gittim. Gitmediğim, görmediğim bir konu hakkında yazı yazmayı kendime hak görmediğimden gittim. Filmin maliyeti, reklamı yüksek olduğundan ve kendini “marka” gibi tanıttığından ve de yüzyıllardır kültürümüzü besleyen bir konuyu anlattığından elbette izleyici olarak da rekor yapacağı bellidir ve bunu ilk haftada gördük. Her filmin veya dizinin değişik amaçları vardır. Bu amaç genellikle topluma verilecek mesajdır ki olağan olarak siyasidir. Konu olarak okullardaki öğrencileri de ilgilendirdiğinden İlköğretim Okulu 5. sınıftaki kızım ve üç arkadaşı ile izledik filmi. Sorularına yanıt verebilmek ve sınıfta öğrendikleri ile bilgilerini bütünleştirebilmek amacı ile birlikte gittik. Ne yalan söyleyeyim kızlar memnun kalmadı ve akıllarında kalanı sorduğumda kan, pislik, gürültü, Ulubatlı Hasan’ın sevgilisi… Özetle, çok büyük emeklerle ve çok yüksek meblağlı paralarla tamamlandığı söylenen bu film, cidden fetih ruhunu da, fethin mânâsını da yansıtmaktan hayli uzak kalmıştı. Bir öğretmen olarak bugüne kadar edindiğim bilgilerle de çelişkiler çoktu. Örneğin Mehmet’in yetişmesine katkısı olan ve “bilim”i temsil eden Akşemseddin filmin son anında çıkarak moral ve destek veriyor. Film bugünkü kuşaklara etki edecektir doğal olarak ama özellikle olumsuz etkiler ve anlamlar olsun diye mi uğraşılmış diye düşündüm. Haçlıların tanımlamaları Müslümanlar ve Osmanlılar iken filmde çoğunlukla “Türkler” kelimesi kullanılmış. Oysa bildiğimiz kadarı ile Osmanlıda Türk sözcüğü son 150-200 yılda dillendirilmeye başlamıştır. Bizim kuşak Tarkan ve Kara Murat gibi öncü Osmanlı boylarının kahramanlarının abartılarak çekildiği filmlerle büyüdü. Bunların sayesinde de tarihle dost olamadık. Çünkü aklın, mantığın olmadığı ucuz kahramanlıklardı anlatılanlar. Dizi olan Hürrem Sultan ise daha çok sarayın entrikaları ile gündemi yakalamıştı. Fetih 1453 filminin çekildiğini duyduğumda olumlu eleştiri yazıları beni sevindiriyordu. Ama filmi izlediğimde bu umudum gitti. Filmde, baştan sona yalan, yanlış şeyler anlatılmıyor elbette. İçinde doğrular da var. Fakat herkesçe bilinenlerin üstüne ilâve olarak sayılabilecek hiçbir bilgiye, görüntüye rastlanmaması üzücüdür. Hele de Osmanlılara dinsizler, kâfirler dendiğini ilk defa bu filmde duydum. Kilisenin emrinde giden Haçlılar kendilerini tehdit eden güçlerin kendileri gibi dindar olduklarını ama farklı dinden olduklarını çok iyi biliyorlardı. Zaten ortaçağ tarihindeki savaşların tek gerekçesi dinlerdi. Yöneten erklerin yönlendiricisi din adamları idi. Avrupa coğrafyasında dinlerin etkisinin azalması, feodal toprak sahiplerinin sanayiye geçmesi mücadelesi ile olmuştur. Bu da aydınlanma devrimidir. Yani feodalizmden kopuş sürecidir. Her filmin bir amacı ve piyasaya giriş zamanında bir anlam vardır demiştik. Bu filmin amacı ne ola ki diye düşündüğüm. Filmi yapanın amacının ne olduğunu elbet bilemeyiz ama benim, biz izleyicilerin ne anladığıdır önemli olan. Filmi izleyip; “amma kahraman atalarımızı varmış” diye böbürleneler olduğu da gerçektir. Ama bu basit düşünce filmin amacı olamaz. Filmi izleyip “tüh Allah belanızı versin, bu paraya bu film çok basit” demek de yetersiz. Bu nedenle ben farklı düşünmeyi, neden, niçin, niye bu zamanda gibi soruları yanıtlamayı yeğlemekteyim. Yıllardır kuşkular, korkular yaratılarak zayıflatılan cumhuriyet yerine öne çıkarılan Yeni Osmanlıcılık zamanı mı geldi acaba? Dahası son aylarda gündemde olan “Büyük Resim” tartışmasında uluslararası güçlerin istediği ve iktidarın da sürdürülebilmesinin amacı olmasın? Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesinde, Suriye, İran gibi ülkelerle savaş bahanelerinde yatan amaç kapsamında yürütülmesin her şey? Düşünmek gerek… Film ülkemizde ilk kez yapılan büyük bir yatırımdır. Tarihi bu derece ileri seviyede anlatan ilk filmdir. Buna benzer ilkleri olması açısından da gerekliydi ve yararlı olmuştur. Tartışılacaktır. Teknik olarak eleştiri olacağını sanmıyorum. Ama tarihi bilgilere bir şey katmaması, hitap etmeyi planladığı kitlenin bilincine yeni şeyler eklememsi gibi yönlerden de çok eleştirileceğini sanıyorum. Tarihi algılama yanlışlığı, tarihi bugüne anlatarak sevdirme tekniği, ülkemizin cumhuriyet yönetimini çözmeye katkısının olacağı eleştirilerini de alacaktır. Ki geleceğe bırakılacak bir olumsuzluktur. Dış ülkelere dağıtımı yapıldığı basında yazdı. Ama bu filmin dış ülkelerde iş yapacağını sanmıyorum. Belki de birçok ülkede ırkçılık, ümmetçilik, Avrupa düşmanlığı yapıyor eleştirisi ile suçlanacaktır.
YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Hasat Şenliği yapıldı
Alternatif ürünlere yöneldiler
Atasına koştu
“Söndüğüne emin olmadan ayrılmayın”
Bugün ‘Demokrasi ve Milli Birlik Günü’
Gaytancıoğlu: “Açığı Kanola ile kapatabiliriz”
Ördekli Göle Sazan yavruları bırakıldı
Yeni vergiler ve borçlanmalar yolda!
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi