2 yıl sonra 5 çorap!
Senih Yurdatapan
11-04-2022 11:21

 

Kendi adıma konuşmam gerekirse; Covid-19 salgını ile birlikte alışveriş tarzımda değişti şahsen.

2 yıldan bu yana internetten sanal alışverişi tercih ettik ailece.

Ne varki, yaptığımız alışverişlerin neredeyse tamamı gıdaya yönelikti.

Sadece salgının yeni yeni başladığı 2020 yılının Nisan ayında 3-5 penye alışverişimiz oldu o kadar.

Gıda derdine düştük, kılık kıyafet almayı düşünemedik bile!

Aslında bakıp inceleyerek almak gibisi yok ama virüs korkusuna pazara bile gidemedik 2 yıldır.

Fakat çarşamba günü şeytanın bacağını kırdık nihayet.

Daha tenhadır düşüncesiyle de tekstil ürünlerinin satıldığı bölümün kapısından içeri girdik şükürler olsun.

O da ne?

Hemen hemen bütün tekstil ürünlerinde fiyatlar bulgar levası üzerinden yazılmıştı..

Gözüm, dalmış düşünen bir çorapçı kardeşimize ilişti bir ara.

Tezgahın başına gittiğimde gördüm ki fiyatlar TL cinsinden.

Hatta hepsi tek fiyat ve 5 TL de denilebilir.

Kalitesi nedir nasıldır bilemem ama internette satılan fiyatlara göre neredeyse yarı yarıya daha ucuz.

Hem ucuz olması nedeniyle hem de esnaf kardeşimize katkı amacıyla 5 adet çorap aldım o gün.

2 yıl sonra ilk defa tezgahtan alışveriş yapmış olduk anlayacağınız.

Ama benim asıl anlatmak istediğim bu alışverişten ziyade etiketlerin bulgar vatandaşları için hazırlanmış olması.

Neden TL olarak yazılmıyor?

Ben 1 Bulgar levasının 70-75 kuruş olduğu yıllarda da çok sık Bulgaristan’a gitmiş ve alışveriş yapmış birisiyim, ne o zamanlar ne de şimdi hiç bir üründe Türk Lirası cinsinden fiyat görmedim.

Ha keza Yunanistan’a aynı şekilde.

Hatta Yunanistan Kavala’da Türkçe bilen yaşlı bir yunan vatandaşından azar bile işittim diyebilirim.

İlk önce soruma cevap vermek istememiş, daha sonra kendilerinin Türkçe’yi öğrendiklerini, az çok konuşabildiklerini söyleyerek neden bizim yunanca öğrenmediğimize sitem etmişti.

Demem o ki; adamlar paralarına da, dillerine de sonuna kadar sahip çıkıyor ama biz yapamıyoruz nedense!

Yanlış anlaşılmasın bu durum sadece Edirne’ye özgü bir şeyde değil aslında.

Tekirdağ’da da, İstanbul’da da, başka yerlerde de hep aynı maalesef!

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi