Ananemi özledim
Sevgi Erol
12-08-2011 14:08
Bir 5 ağustos daha geçti. 1994 yılı ağustos ayının, o güzel yaz gününde ananem öldü. Ben ise on yaşında bir çocuk olarak ölümün nasıl bir güç olduğunu anladım.Her beş ağustos geldiğinde “ananem bugün ölmüştü” diye ,aklımdan geçiyor. Ananemi en son ölmeden dört gün önce gördüğümde hastaydım, ananemin evinde yatıyordum; annem, ananem mecallerinin olmaması nedeniyle; odanın ortasında dört parça yatıyorlardı. Annem “anne hamileymişim ama böbreklerim sınırda çalışıyormuş, gebeliğin ilerlemesi halinde büyük tehlike olacakmış” ananem ise “ah be kızım her şey olacağına varır be! Kızım korkma”(buna yakın bir cümleydi tam hatırlamıyorum ne dediğini) Bir de o 1994 yılı biraz susuz geçmesinden dolayı; ananem ile annem birbirlerine gördükleri rüyaları anlatmışlar. Ananeme “sular yok sıdıka hanım” sizin için suyu akıtacağız” (buna benzer bir cümle) Annem de aynı su ile bir rüya gördüğünü anlatıyordu. Gayet net hatırlıyorum ki; ananemin öldüğü gün çeşmelerden sular akmaya başladığını görünce; Hemen eve gidip banyo yapmıştım. Annemin hamileliği inanılmaz zor geçti. Dokuz ay boyunca pek bir şey yemedi. Hamile kaldığında elli kiloydu. Hamileliğinin son haftalarında elli yedi kilo olmuştu. En son hafta ise aş erdiği yiyecek turşuydu, Ama onu yiyemeden doğuma gitti.(annemin doğum sancısının tuttuğu gece ki; yüz ifadesini hiçbir zaman unutmayacağım) Ama hepsini verdi. Şimdi aradan on altı yıla yakın zaman geçti ve daha yeni elli yedi kilo oldu. Böbrekleri gayet iyi çalışıyor. Kardeşim Mutlunun psikolojik durumunu anlatmam gerekirse; Biraz vurdumduymaz, bazı şeylere çabuk ağlayan, Çok ağır hareket eden bir yapısı var. Ananem benim ilkokulu bitireceğime pek ihtimal vermiyordu. Bir gün annemle konuşurlarken “ be kızım bu senin kız okulu bitirebilecek mi? Gibisinden bir soru sormuştu. Annem de “ben elimden geleni yapayım okumazsa ben elimden geleni yaptım derim.”(sanıyorum ona yakın bir cümleydi.) Ananeme söylemek istediğim beni yukarılardan bir yerlerden duyuyorsa; Ben ilkokuldan başlayarak ta, üniversiteyi okuyarak eğitim hayatımı başarıyla tamamladım. O Çok sevdiği torunlar ise; yavaş yavaş kendi yuvalarını kurmaya başladılar. Torunların hepsi üniversiteyi okudu..Aramız da yüzbaşı’dan ,makine öğretmenine,mali müşavirine,bankacısına,tır pazarlamacısına kadar meslek sahibi oldular. Hepimiz okumuş çocuklar olduk! ……………………. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, birde gecenin bir yarısı maalesef ki ; davul sesine (pardon,gürültüsüne) maruz kalıyorum. Bende dahil olmak üzere ; sokaktaki birkaç evden çalınmaması için adama bağırıyorlar ama değişen bir durum yok tabiî ki. Ben bilgili bir kişi olarak belediyenin özel kalemine gidip sordum.”ramazan davuluna izin veriyor musunuz.” Özel kalem “hayır biz izin vermiyoruz onlar kendileri kaçak çalıyorlar.” Ben biliyorum ki bu işin içinde para döndüğü için kimse sorumluluk almak istemiyor.(“izin verdim” demek zor mudur çözemedim) Çözebilen varsa : sevgierol1984@hotmail.com a mesaj atabilir… Artık teknoloji hayatımızın içinde ,saatinizi kurup kalkabilirsiniz.Yaptığım araştırmada 1300’lü yıllarda teknoloji yokmuş; Ne yapalım derken davul bulunmuş.
YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi