Yine ve yeni bir deprem yazısı!
Senih Yurdatapan
07-10-2019 08:50

 

 

Bazılarının bu yazılarımdan rahatsız olduklarını biliyorum.

‘Yeter, bıktık artık’ diyenlerin olduğunu da…

‘Bir şeyden ne kadar çok bahsedersen onu çağırmış olursun’ derler, ama ben bu konunun benim yazıp durmamla ivme kazanacağına inanmıyorum şahsen.

Çünkü var olan bir gerçek bu deprem tehlikesi.

Devletin bu konudaki en güvenilir organının başında ki zat bile ‘sona doğru yaklaşıyoruz’ dediğine göre, kaçınılmaz büyük bir felakete doğru adım adım yaklaşıyoruz demektir!

Her şey olup bitiyor, olacaklar da biliniyor ama çözüm adına bir ilerleme yok nedense.

Yıllardır yazılarımda bu konuya sık sık yer verdim.

Belki de Enez’den sonra en çok köşeme taşıdığım konu; deprem konusudur.

Çünkü çok fazla bir şey yapılmadığına inanıyorum.

Çatlak ve hasarlı binaların bile mantolamalarla kamufle edildiklerini görüyorum.

Maalesef ki bağıra bağıra ‘ben geliyorum’ diyen bir felaket için yeterli önlem alınmıyor!

Azıcık bir tehlike yaşandığında oluşturulan kriz masaları, toplantılar, açıklamalar fakat tehlike geçtiğinde yeniden sessizlik!

Unutuyoruz.

Oysa tehlike geçmiş falan değil, her zaman var.

Yakın zamanda olmasına kesin gözüyle bakılan bu büyük depremden en çok etkilenecek bölgelerde yüzbinlerce bina adeta -abandone- olmuş bir vaziyette bekliyor ve bunlar hala insan barındırıyorken sadece seyrediyoruz!

Milyonlarca insan ‘Allah korusun’ demekten başka bir şey yapmıyor.

Kimi çaresizlikten, kimisi de ihmalden!

Elbette Allah korusun ama biz kullarında bir şeyler yapmamız lâzım değil mi?

Bakınız; bazı sigorta şirketleri bile bu bölgelerde sigorta yapmamak için türlü bahaneler uydurmaya başladı son bir iki yıldır.

Geçen yıla oranla % 45-50 fazla oranda primleri arttıran şirketler var!

Hem sonra oturduğumuz evin çok sağlam olması çok ta bir şey ifade etmiyor bana göre.

Etmiyor çünkü felaketi nerede yaşayacağımız meçhul!

Belki bir arkadaş-komşu ziyaretinde, belki bir araçta, belki bir otelde, belki de bir alışveriş merkezinde…

Kim bilebilir ki başımıza nerede ne geleceğini?

O halde top yekûn bir mücadele ve iyileştirme gerekmektedir.

Hem de hiç vakit kaybetmeden.

 

YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
Küçüklerin hayalleri duraklarda
Ergen’i örnek girişimci gösterdi
Esnaf kredilerinde faizler ne zaman düşecek
TEMA’ya Özel Filiz Okullarından destek
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi