Tatile nereye gidebilirsiniz
İsmet Yaraşır
29-07-2011 17:43
Gökçe adaya ve Foça tatilimize, duygu ablam kardeşim mutlu, annem ve ben dördümüz gittik. (Babam muhasebeci olduğu için; işi bırakıp gelemedi). Arabayı artık, usta şoför olan ablam kullandı. Çanakkale yoluna yeni ek yapılmakta olduğu için; toz toprak içinde kaldık, ancak bu bizim bir ara tabelaları göremediğimiz için yolu kaybetmemize neden oldu.Yolu doğrultmak için bir köye girdik inek sahibi olan köylüye yolu sorduk o gayet nazik ve kibar bir Türkçe ile bize yolu tarif etti. Yola çıkınca ; düz gidelim derken ters yönden gidip Çanakkale Eceabat’a kısa yoldan vardık, bu durum bize yolu yaklaşık yetmiş, seksen kilometre kazanç sağladı. Gökçe ada arabalı vapuruna saat dört civarında binerek, yaklaşık elli dakikalık bir yolculuktan sonra; gökçe adaya indik. Gökçe ada her tarafı yemyeşil doğa harikası olan ; gitmenizi tavsiye edebileceğim bir adadır. Yalnız söylemem gerekir ki adada yıldızlı otel yok. Herkes pansiyonculuk ile geçimini sağlıyor. Her beş metrede bir pansiyon var. Kimi kişi başı ücret alıyor, kimsi oda olarak ücret alıyor. Bizim bulduğumuz pansiyon merkeze yakındı,fakat akşam yemeği vermiyordu ücretini verince istediğin yemeği sana çıkarıyordu. Birinci akşam ilçenin sahil kenarındaki lokanta da yemek yerken; Birçok kedi etrafımızda dolanmaya başladı. Bir tanesi masa ile duvarın aynı hizada olmasından istifade edeceğini düşünüp;duvarın üstüne çıkmış benim yediğim tavuğa bakıyordu. Bir iki kışt filan yaptım,ama yok gitmeye niyeti yoktu, yemeğe kitlenmiş atlamak üzereyken, kediye tokadı patlattım.Kedi yere uçtu. Bir daha da gelmedi. Lokantadaki garsonlar sıcak kanlı ve ilgili insanlardı. İkinci gün: gökçe adanın köylerini gezmeye çıktık.Yukarılara çıktıkça doğa manzarası daha güzelleşiyor ve içerilere gittikçe otlayan keçiler bollaşıyordu. İçerilerde metre kareye iki keçi ve düşecek kadar çok sahipsiz keçi ve koyun vardı. Otel sahibi “biz salıyoruz ormana bir sene besleniyor,ikinci sene yakalayıp kesiyoruz ”. Demişti.(Hangi keçinin senin olduğunu bilmek büyük marifet doğrusu) Kumsal da kum yok , çakıl taşı var. Adanın arka tarafına tarafında çok az kumla karışık taşlık var. Ada da mübadele zamanından önce Rumlar yaşamış, o yüzden eski Rum evleri ve yıkık dökük kilise kalıntıları var. Mübadele zamanında göç etmeyen ailelerin ikinci kuşak, adaya özgü dibek kahvesi veya sakızlı dondurma satıyor. Dönüşte yedi yüz yıllık çınar ağacının altında bol bol fotoğraf çektirdik. Gökçe ada da çok fazla bir şey olmadığı için bir hafta fazla gelir,benden söylemesi.iki gün ideal olanı. Gökçe adadan ayrıldıktan sonra yaklaşık dört saat süren bir yolculukla (biraz daha gitseydik arabanın koltuğundan; spatula ile kazıyacaklardı, bizi sanırım.) Foça’ya ulaştık. İzmir’e altmış kilometre kalmıştı. İzmir’i merak etmeme rağmen gidip gezemedim ne yazık ki. Annem “uzun bir ömrün olacak mutlaka zamanı geldiğinde gidersin”. Sahilde kendimize pansiyon bakarken yine bir kısmı sabah kahvaltısı veriyor kimi dört kişiye iki oda veriyor. Kendimize uygun pansiyonu bulduk ancak; arabayı park ettiğimiz yeri bulmamız en az yarım saati geçti. Meğer; tuttuğumuz pansiyonun elli metre ilerisine koymuşuz. Eğer foça’ya gitmek isterseniz aklınızın bir köşesinde mutlaka bulunsun; Foça tahmin edemeyeceğiniz kadar rüzgârlı o yüzden yanınıza hırka almayı unutmayın. Benden söylemesi. Foça da kaldığımız pansiyon gökçe ada da kaldığımız pansiyona bana kral dairesi gibi gelmişti. Televizyonu ,buzdolabı; sıcak suyu mevcuttu.Ancak tek kusuru sabah kahvaltısı olarak; çay peynir,domates, üç tane zeytin ,hazır gül reçelinden başka bir şeyi yoktu. Gökçe ada da kaldığımız pansiyonda çalışan altmışlı yaşlarındaki teyze “ben sizi doyururum, korkmayın”. İki kişilik kahvaltı tabağı almıştık ama masa da yer kalmayana kadar Allah ne verdiyse koymuştu. Foça ya dönecek olursak; ikinci gün denize yat turu ile açıldığımızda tavşan adasına demir attık. Görebilirim umuduyla uzunca bir süre baktım ama sadece bir tane tavşan görebildim. Motorların da o gün yıllık yasal kontrol günü imiş; motora lazım diye birkaç cihaz almışlar ama lazım olmuyor. Devlet bürokrasisi motorlarda da kendini gösteriyor. İnceleme yüzünden; saat on bir de çıkılması gereken motor turu on bir buçukta başlayıp beş buçukta bitti. Suyun derinliğini söylemem gerekirse ; beş metre gitmeden su boyunu aşıyordu, ama çok temiz ve tuzlu bir suyu var. Üçüncü gün; etrafı dolanalım bakalım deyip ;yanımıza marketten almış olduğumuz navigasyon cihazına yolu kayıt etmemize rağmen yolu bulamadı.Klasik usul “soran dağı aşmış, sormayan şaşırıp kalmış” atasözünü doğru çıkarıp İzmir yolu üzerindeki Selçuk harabelerini sorduk , ancak orası küçük elli almış metre çapında, açık yol kenarı bir yer olunca hayallerimiz suya düştü. Akşam üstü İzmir in meşur tatlarından birimiz boyoz ,(isteme şeklim “beyefendi bize boyoz lazım”) birimiz kumru yedik(içinde bolca sosis olan bir çeşit döner). Dördüncü gün, dönüş yolunda önceden almış olduğumuz; akşam altıdaki bandırma yenikapı ido arabalı vapuruna binmek için, öğlen on iki de yola düştük. Bu sefer yol bursa üzerinden gelmeye çalışınca iki kat yol uzunluğu oluştu, arabanın koltuğuna yapıştım sannettim. Altıdaki arabalı vapura saat beş buçukta anca yetişebildik. (benzin almak için, yolda zeytin,erik,hoşaf filan satıyorlardı almak için iki kere durduk. Vapura binince sanıyor musunuz ki ucuz bir yer maalesef ki hayır, havaalanı pahalılıkta bir numara ise vapur pahalılıkta birin a şıkkı olabilecek kadar pahalı.(Mesela su dört lira) İki saat süren yolculuktan Yenikapı iskelesine indik,on dakika sonra evdeydik.
YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi