Ameliyat komedisi
Sevgi Erol
13-07-2011 08:55
Hani hep “güleriz ağlanacak halimize” deriz. Benim iki bin üç yılında yaşadığım ameliyat hikâyesi de aynen bu özdeyişi haklı çıkarıyordu. Ameliyat olayı gerçekleşmeden bir hafta önce yengem istediği için ablam ile beraber ilk defa kaldık. Ancak gece mide bulantısı,ayak kasılması nedeniyle gündüz yediğim her şeyi çıkardım.yengem “a be kızım ilk defa gelirsin, onda da hasta oldun be” sağolsun nane limon kaynatmıştı onu içmiştim. Pazartesi oldu ben doktora gittim “doktor bey benim ayağım kasılıyordu midemde bir şey kalmayana kadar hepsini çıkardım.”dedim. Bana çarşambaya kadar iyi gelecek ilaçlar verdi. Biz Çarşamba günü Tekirdağ Yeni Çiftlik tarafındaki yazlığa giderken; İlaçlarımı yanıma almayı unuttum. Pazar günü de televizyonda hem Süreyya Ayhan koşusu izliyorum; bir yandan sanıyorum tavuk kanadı yemekle meşguldüm. Bir saat sonra hafif bir mide bulantısı vardı. Yarım patates haşlaması yedikten sonra geçti. Pazartesi günü sabah kalktım; Babamın bilgisayarcı arkadaşının eşi reyhan abla ve kocası hakan abi bize geldiler. beni görünce “senin neyin var”. “biraz midem bulanıyor” dedim zordan.”Peynir zeytin ye biraz bastırır” dedi. Ben o gün ve ameliyattan sonraki iki gün boyunca agızıma giren en son yiyecek olduğunu bilmiyordum.O gün öğlene kadar midemdeki koruyucu sıvalar dâhil hepsini çıkardım. O kadar fenayım ki; ablama, anneme “beni doktora götürün” onlar da bana inanmıyorlar. Her zaman ki mızmızlanmam sanıyorlar (o kadar inanmıyorlar ki evde biten tüpü değiştirmek için yanımıza aldık). Bu arada ablam acemi şöför yeniçiftlikteki sağlık ocağına giderken; Arka yoldan yavaş yavaş gidiyoruz. Sağlık ocağına gidene kadar ben biraz daha fena oldum. Numara aldık ama bekleyecek mecalim kalmadığı için çığlığı basmak zorunda kaldım. Ve doktorun yanına girdiğimizde muayeneden sonra doktor “kızınızın apandisti şişmiş zaman ilerledikçe patlayabilir, istiyorsanız Silivri’ye sevk edeyim isterseniz, Tekirdağ muratlıya” Annemin tepkisi “Aman ne yaptınız doktor bey! basit bir mide bulantısı sandım . Kızım daha acemi şoför Nasıl gideriz.” Doktor bizi Tekirdağ muratlıya sevk etti. Duygu ablam acemi şoför olduğu daha o zamanlar yanımıza bir bilen olsun diye komşumuz hasan abi’yi aldık. Kırk beş dakika kadar yol gittikten sonra Muratlı devlet hastanesine geldik. Muayene için beklerken gelen hemşire bana soruyor: “Ssk’lımısın, Bağkur’lu mu”?Ben ssk’lıyım dedim gidip bilgisayardan baktı. “sizin daha 90 gününüz dolmadı o yüzden tedavi edemeyiz” dedi.Ben orada ölsem; Doksan gün sonra gel diyecek demek ki.(Muayenemi yapan doktorun kokusu kendisinden önce gelen süslü hafif göbekli bir adamdı) Hastanenin acilinde saat sanırım 5 e kadar bekledik.Acile gelen bir kadın doktorla konuşmasına kulak misafiri oldum çocuğun balkondan düşmesini anlatıyor “Anam bilemedim toktur beycim içeri seğirttim beş dakika bir kürülti kopti. Bide baktim, çocuk balkondan uçuvermiş" doktor “hanım; çocuk düşeli kaç saat oldu ona göre tedavi yapacağım” Kadın “toktur bey valla oldu herhalde bir iki saat”. Kadının kocası ise bir bağırması var “Bir kızana köz kulak olamadın, kırdın kızanın kafasını beya”. Öyle tatlı bir şiveyle konuşuyordu. Ben o acımın üstüne bu konuşmaya güldüm; Ama katmerli acı olarak geri döndü. Saat 6’ya doğru babamı aradım.”Baba ben Tekirdağ muratlı devlet hastanesindeyim apandistim patlamak üzereymiş ameliyata alacaklar bir iki saate” . Babamın tepkisi “aaaaa Allah Allah tamam” (Akşam saat 9’da ameliyata girmeden 20 dakika önce geldi). Genel cerrahi katına çıktık bilinen ameliyat prosedürleri yapıldı. Ameliyat elbisesi giyip ameliyat masasına yatınca hatırladıklarım ise; hemşire “gün boyu ilaç içtin mi” sorusunu üç kere sordu (en son sorduğu zaman kızdım.“açlıktan karnım gurulduyor; ne ilacı içmesi” bir cevap verdim). Başparmağıma sıkmayan mandal gibi bir şey taktılar. Sol kolumda serum vardı. Seruma beyaz maddeden yapılmış narkozu enjekte ettiler. Başımın dibindeki monitöre baktım nabzım doksan altıydı, sonra doksan dörde düştü sonrası yok. Uyandığımda ameliyat bitmiş beni normal almışlardı. Annem anlatıyor biz ameliyat hanenin kapısında beklerken kırk beş, elli dakika sonra hasta bakıcı “ gözünüz aydın ameliyat çok başarılı geçti deyip çıkan apandisti annemin eline vermiş” Hasta bakıcı yanlarında bir iki dakika oyalanmış sebebi ise; Bıçak parası istiyormuş meğer. (Vermedik tabii çıkana kadar.) Benden sonra ameliyat olan ciğerinden çocuk başı kadar kist çıkan Gümüşhaneli bir kadından o günün parası ile tam üç yüz lira bıçak parası aldı. Sabah doktor geldi. “doktor bey benim karnım aç yemek istiyorum dedim.Doktor “narkozun yan etkisi olarak; Gaz yapar, gaz çıkardın mı” ben de “valla bilmiyorum ki sanırım oldu galiba” Doktor “sen beni anlamadın galiba ben o….. maktan bahsediyorum beni anladın mı”. ? Doktor gittikten sonra babam geldi “yürümem gerekiyormuş narkozun etkisinin geçmesi için” lafını söylemez olaydım babam “hadi kalk o zaman” Yürümenin bu kadar azap verici bir şey olduğunu tahmin edemezdim. O gün genel cerrahi katını boydan boya beş altı kez turladık. Üçüncü gecenin sabahı ise canım nasıl yanıyor anlatamam annem ayak ucuma yatmış bende ameliyatlı yerimin üstüne dönük biçimde uyandım. Dehşet bir acıydı. Dördüncü gün hastaneden çıkacağız artık doktor geldi.”Sizi muayene haneme bekliyorum pazartesi “ dikişlerinizi alacağız” Bende “Ya biz İstanbul gidince çapa da aldırırız.” Doktor yok yok siz gelin mutlaka bakalım muayene edeyim bir çay içelim” Annem “olur geliriz, doktor bey siz ona bakmayın” Doktorun niyeti bıçak parası alamadı ya onu alacak aklınca. Hastane ile ilgili olarak; Ben bu kadar temiz bir hastane görmemiştim. Sabah bir posta, öğlen bir posta, akşam bir posta siliniyordu. Bir defasında “öğlen sildiniz ya daha ne siliyorsunuz” sorusuna cevap olarak “bizim işimiz sizin sağlığınızı korumak sevgi hanım” Baş hemşire her gün gelip odaları kontrol ediyordu. Hastaneden çıktıktan sonraki günlerde İstanbul’a döndük ve dikişlerimi eve yakın sağlık ocağına aldırmaya gittiğimizde Sağlık memuru beş dikişli bir apandisit ameliyatı ilk defa gördüğünü Sebebi ise apandisit derindeydi herhalde onun için olabilir”. O aralar yavaş yavaş ameliyat izi kapanmış ve ek kontenjandan üniversiteyi kazandığımda sağlık raporu için doktor gittim genel cerrah “apandisit ameliyatı için çok kesmişler normalde üç dikiş olur”. …………… Doktor bizden bıçak parası istediği için müeyyidesi olması gerekir. Ayrıca ssk’lımısın bağ kur’lu musun ayrımı kalktığı için ayrıca mutluyum.Ama o aralar doksan gün(artık altmış gün) çalışmışlık arayan sistemin sorgulanması gereklidir. Şimdi ablam çok iyi şoför oldu, Geçen haftalarda foça’
YORUMLAR
Bu habere ilk yorum yapan siz olun...
YENİ YORUM YAZ
Adınız :
E-mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu
:

YAZARIN DİĞER YAZILARI
>>> Yazarın Tüm Yazıları


ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN DÜN BU HAFTA BU AY
GÜNÜN GAZETE MANŞETLERİ
Akşam Gazetesi Birgün Gazetesi Bugün Gazetesi Cumhuriyet Gazetesi
Dünya Gazetesi Fanatik Gazetesi Fotomac Gazetesi Gunes Gazetesi
Haberturk Gazetesi Hurriyet Gazetesi Milli Gazete Milliyet Gazetesi
Posta Gazetesi Radikal Gazetesi Sabah Gazetesi Sozcu Gazetesi
Star Gazetesi Takvim Gazetesi Taraf Gazetesi Türkiye Gazetesi
Vatan Gazetesi Vakit Gazetesi Yenisafak Gazetesi Zaman Gazetesi